İran'ın elindeki en güçlü silah: 1 hafta içinde kaos yaratabilir... 'Savaşın belirleyici unsuru'

İran'ın elindeki en güçlü silah: 1 hafta içinde kaos yaratabilir... 'Savaşın belirleyici unsuru'
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası İran, Körfez'deki komşularında yer alan ABD üslerine ve elçiliklerini füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı.
İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Telegraph, ABD varlıkları nedeniyle komşularına saldırı düzenleyen İran'ın elinde füzelerden ve İHA'lardan daha etkili bir silahı olduğunu yazdı.
The Telegraph'a göre, petrol ve doğal gaz tesislerinden daha kritik bir hedef haline gelebilecek bu silah, başta Suudi Arabistan olmak üzere Arabistan Yarımadası'nı bir hafta içinde kaosa sürükleyebilir.

Körfez ülkelerinin su altyapısının ciddi bir stratejik zafiyet oluşturduğunu belirten gazete, aşırı sıcaklıklar ve düşük yağış nedeniyle suyun hayati bir ihtiyaç haline geldiğini vurguladı.
Haberde, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Umman’ın içme suyunun büyük bölümünün arıtma tesislerinden sağlandığı ifade edildi.
“İRAN SALDIRIRSA VAROLUŞSAL TEHDİT”
Haberde, İran’ın füze, insansız hava araçları veya siber saldırılarla bu tesisleri hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi.
Körfez ülkelerindeki depolanmış suyun yalnızca 7 ila 14 gün arasında bu ülkeleri idare edilebileceği belirtilen haberde, telafinin dışarıdan temin edilebileceği ancak bu durumun küresel lojistiği zorlayacağı ve milyarlarca dolarlık maliyet yaratacağı kaydedildi.

Haberde, arıtma tesislerinin yüksek enerji tükettiği ve çoğunlukla petrol ve doğal gaz altyapısıyla entegre çalıştığına dikkat çekilirken, bu nedenle enerji tesislerine yönelik saldırıların su krizini tetikleyebileceği vurgulandı.
Körfez’de olası uzun süreli bir çatışmada petrolün değil suyun belirleyici unsur olabileceği vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı:
"Kurak bir coğrafyada, su kıtlığı petrol bolluğundan çok daha ölümcül sonuçlar doğurabilir."
İran’ın su ihtiyacının büyük kısmını nehirler, rezervuarlar ve yer altı kaynaklarından karşıladığı, tuzdan arındırmanın ise toplam tedarikte yalnızca yaklaşık %2 paya sahip olduğu vurgulandı. Bu durumun Tahran’a stratejik avantaj sağladığı ifade edildi.

Gazete ayrıca, 1990 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgali sırasında da suyun silah olarak kullanıldığını hatırlattı.
KÖRFEZ ÜLKELERİ ARITMAYA BAĞIMLI
Analizde, Körfez ülkelerinin su ihtiyacında tuzdan arındırma tesislerine yüksek bağımlılığına dikkat çekildi:
- Suudi Arabistan içme suyunun yaklaşık %70’ini bu yöntemle karşılıyor; bazı şehirlerde bu oran %90’a yaklaşıyor.
- Birleşik Arap Emirlikleri ihtiyacının yaklaşık %42’sini bu tesislerden sağlıyor.
- Kuveyt için bu oran %90 seviyesinde.
- Bahreyn yaklaşık %60 oranında bağımlı; kentsel alanlarda bu oran %95’e çıkabiliyor.
- Katar %75 ila %90 arasında değişen oranlarda bu kaynaklara dayanıyor.
- Umman ise ihtiyacının yaklaşık %86’sını tuzdan arındırma ile karşılıyor.
Bölgede 400’den fazla tesis bulunduğu ve küresel tuzdan arındırılmış su üretiminin yaklaşık %40’ının bu ülkeler tarafından sağlandığı kaydedildi.
Yorum Yap
İlginizi Çekebilir

Amazon Web Services çöktü mü? AWS kullanıcıları erişim sorunu bildirdi
Amazon Web Services çöktü mü? AWS kullanıcıları erişim sorunu bildirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'daki kritik toplantıya katılacak: Bölge ülkeleri toplanıyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'daki kritik toplantıya katılacak: Bölge ülkeleri toplanıyor

Petrol boru hattında sızıntı: Yangın çıktı
Petrol boru hattında sızıntı: Yangın çıktı