Şeybani: Kimyasal silah dosyasının kapatılması için yol haritası üzerinde çalışıyoruz
Şam, 13 Ekim (Hibya)-Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) Genel Direktörü Sabrina Dallafior ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye’deki kimyasal silah dosyasının nihai olarak kapatılması için yol haritasını ele aldıklarını bildirdi. Şeybani, örgüte 100 binden fazla resmi belge sunulduğunu, geçen ağustos ayında 42 kimyasal hava bombasının imha edildiğini ve dosyanın tamamlanması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Şeybani, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) Genel Direktörü Sabrina Dallafior ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye’nin kimyasal silah programına ilişkin dosyanın kapatılması, sorumluların hesap vermesi ve teknik çalışmaların tamamlanmasına yönelik sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.
Şeybani, kimyasal silahların ortadan kaldırılmasının mağdurlara karşı ahlaki ve ulusal bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu suçların gelecek nesillere karşı tekrarlanmamasını sağlamanın önemini vurguladı.
Suriye’nin KSYÖ’ye tesislere, kayıtlara ve tanıklara erişim izni verdiğini aktaran Şeybani, örgüte 100 binden fazla resmî belge sunulduğunu bildirdi. Bu sürecin, geçen ağustos ayında örgütün gözetiminde 42 kimyasal hava bombasının imha edilmesiyle sonuçlandığını belirten Şeybani, bunun 2014’ten bu yana Suriye topraklarında doğrulanan ilk imha olduğunu ifade etti.
Şeybani, Suriye’nin 9 Temmuz’da örgüt içindeki tüm hak ve ayrıcalıklarını yeniden kazandığını belirterek, bu gelişmenin üye devletlerin benzeri görülmemiş mutabakatıyla gerçekleştiğini kaydetti. Suriye öncülüğündeki yedi ülkenin yer aldığı “Özgürlük Nefesi” ekibi ile Katar’ın desteğiyle sürecin ilerletildiğini aktaran Şeybani, hızlandırılmış imha ve hakların iadesine yönelik kararların ardından çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Görüşmede, kimyasal silah dosyasının nihai olarak kapatılmasına yönelik ilerlemeyi takip etmeyi sağlayacak bir yol haritasının ele alındığını belirten Şeybani, adımların somut tamamlanma aşamaları üzerinden değerlendirileceği ortak bir plan üzerinde durduklarını ifade etti. Şeybani, gelecek ay yapılacak Taraf Devletler Konferansı öncesinde KSYÖ Teknik Sekretaryası ile çalışmaları sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Dosyanın kapatılmasının öncelikle mağdurlar için adaletin sağlanması ve benzer suçların tekrarlanmasının önlenmesiyle mümkün olacağını belirten Şeybani, önceki rejim dönemindeki kimyasal saldırılardan sorumlu tutulan, aralarında üst düzey subayların da bulunduğu 18 kişinin tutuklu olduğunu ve yetkili bir yargı organı önünde ifade verdiğini bildirdi.
Suriye’nin Kimyasal Silah Kullanımında Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Ortaklığı’na katıldığını hatırlatan Şeybani, kimyasal silah kullanımından sorumlu kişilerin hesap vermesinin zaman aşımına uğramayan bir hak olduğunu ifade etti. Şeybani ayrıca, Suriye’nin Lahey’deki daimî temsilcisi Dr. Muhammed Katoub’un 2013’te Guta’da yaşanan kimyasal saldırı gecesine bizzat tanıklık ettiğini ve bugün dosyanın kapatılması ile adaletin sağlanmasına yönelik diplomatik çabalara öncülük ettiğini aktardı.
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da kınandı. Açıklamada, saldırıların sonuncusunda Abha ve Kral Halid Uluslararası Havalimanlarının hedef alındığı ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına yol açtığı ileri sürüldü.
Sivil tesislerin hedef alınmasının uluslararası anlaşmaların ihlali olduğu belirtilen açıklamada, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Arap ve İslam dünyasının güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğu kaydedildi. Suriye’nin, Suudi Arabistan’ın yanında olduğu ve Yemen’in tüm toprakları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etme çabalarında meşru Yemen hükümetini desteklediği bildirildi.
Açıklamada ayrıca, İsrail’in 8 Aralık 2024’ten bu yana Suriye’nin iç kesimlerini istikrarsızlaştırmaya çalıştığı öne sürüldü. İsrail’in altyapıyı bombaladığı, güney sınırındaki yeni Suriye topraklarını işgal ettiği, sivilleri yerinden ettiği ve keyfî tutuklamalar gerçekleştirdiği iddia edildi. Suriye yönetimi, İsrail’e ABD’nin son bir buçuk yıldır sponsorluğunda yürütülen müzakereleri ciddiye alma ve Suriye’nin güvenliğini ve egemenliğini gözeten bir anlaşmaya varma çağrısında bulundu.
Suriye’nin önceki rejim döneminde işlenen suçlardan sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlamak amacıyla geçiş dönemi adaleti konusunda uzmanlaşmış ulusal bir kurum kurduğu belirtilen açıklamada, güvenlik güçleri ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla bu alanda ilerleme kaydedildiği ifade edildi. Suçların niteliği ve dosyanın karmaşıklığı nedeniyle çalışmaların devam edeceği kaydedildi.
Önceki rejim tarafından gizlenen veya yok edilen mayınlar, hasar görmüş alanlar ve kayıtların, kimyasal silah programının tüm kapsamının ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığı belirtilen açıklamada, bu konudaki incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Suriye yönetimi, İran’ın Ürdün’den Arap Körfezi ülkelerine kadar bölgedeki ülkelerin egemenliğine yönelik tekrarlanan saldırılarını da kınadı. Açıklamada, İsrail tarafından tutuklanan onlarca Suriye vatandaşının akıbetinin hâlâ bilinmediği ileri sürüldü.
İsrail’in Süveyda kentindeki yasa dışı silahlı milislere destek verdiği, bölgedeki kaosu artırmak amacıyla bu gruplara silah ve para sağladığı da iddia edildi. Suriye yönetimi, uluslararası topluma bölgedeki istikrarsızlığı artıran girişimlerin sona erdirilmesi, 1974 tarihli anlaşmaya dönülmesi ve Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Örgütü’ne (UNDOF) anlaşmanın uygulanması için gerekli alanın tanınması çağrısı yaptı.
Hibya Haber Ajansı