Gündem

Savaşın kaderini Rolls-Royce da değiştiremedi

Admin15 Nisan 20265 okuma
Savaşın kaderini Rolls-Royce da değiştiremedi

Mehmet Bayer, 15 Nisan (Hibya) - İngilizlerin ünlü otomobil markası Rolls-Royce tarafından, Gelibolu Yarımadası'ndaki kara savaşları için özel tasarlanan silahlı zırhlı araçlar da İtilaf Devletleri'nin yenilgisini engelleyemedi.

Müttefik Kuvvetleri, 111. yıl önceki Çanakkale Kara Savaşları'nda, çok miktardaki silah ve mühimmatlarının dışında, Rolls-Royce firması tarafından üretilen zırhlı araçlarını da Gelibolu Yarımadası'na getirdi. 

İngiliz Tarihçi ve Yazar Stephen Chambers, HİBYA muhabirine yaptığı açıklamada, Kraliyet Donanması Zırhlı Araç Birliğinin (Royal Naval Armoured Car Division – RNACD), 1915 yılında Gelibolu'da görev yapan en sıra dışı birliklerden biri olduğunu, 1914'ün sonlarında Kraliyet Deniz Hava Servisi bünyesinde kurulan bu birliğin, aristokratlar, parlamento üyeleri, havacılığın öncü isimleri ile son derece yetenekli makinist ve sürücülerden oluşan farklı bir kadroyu bir araya getirdiğine işaret etti.

Başlangıçta Tuğgeneral Charles Rumney Samson gibi isimlerin liderliğinde görev yapan RNACD'nin, savaşın patlak verdiği dönemde Britanya'nın henüz zırhlı araca sahip olmaması nedeniyle, yenilikçilik ve uydurulmuşluğun somut bir örneğini temsil ettiğini anlatan Chambers, RNACD'nin zırhlı araçlarının, Rolls-Royce Silver Ghost şasisi üzerinde oluşturulduğunu, bu araçların hızlı ve dayanıklı olduğunu, Maxim ya da Vickers makineli tüfeklerle güçlü biçimde silahlandırıldığını bildirdi.

Tarihçi Chambers, keşif görevleri ve hareketli savaş için tasarlanan bu zırhlı araçların, 1914'te Batı Cephesi'ndeki ilk harekatlarda oldukça etkili görev yaptığını, ancak Gelibolu'nun tamamen farklı bir meydan okuma sunduğunu, RNACD'nin burada kendisini, asıl kuruluş amacının çok dışında, zor ve alışılmadık koşullar altında görev yaparken bulduğunun söyledi.

1915 yılında RNACD'ye bağlı 6 filonun Çanakkale'ye gönderildiğini anımsatan Chambers, şu bilgileri paylaştı:

''Arazi şartları ve lojistik zorluklar nedeniyle, zırhlı araçlar başlangıçta karaya çıkarılamadı. Buna rağmen RNACD personeli, hangi görev olursa olsun çatışmaya katılmakta kararlıydı. Bu kararlılık, birliğin en ünlü katkısına yol açtı. 25 Nisan 1915'teki V Plajı çıkarmasında, 3 numaralı Filo'dan bir müfreze, İngiltere'de milletvekilliği de yapan Albay Josiah Wedgwood komutasında, dönüştürülmüş kömür gemisi SS River Clyde üzerindeki 10 makineli tüfeği kullandı. Açtıkları ateşin, Osmanlı mevzilerini bastırmada hayati rol oynadığı ve çıkarmanın tam bir felakete dönüşmesini engellediği kabul edilmektedir. Yoğun ateş altında RNACD mensuplarından birkaçı büyük cesaret gösterdi, bu davranışlarıyla yüksek övgü aldılar, madalyalarla onurlandırıldılar.''

8 Rolls-Royce zırhlı araç karaya çıkarıldı 

Tarihçi Stephen Chambers, RNACD birliklerinin daha sonra, araçsız makineli tüfek birlikleri olarak karada savaşa katıldığını, 1 ve 2. Kirte Muharebeleri sırasında 29. Tümen'i desteklediğini, bu çatışmalarda ağır kayıplar verdiğini, teğmenler James Boothby ile Arthur Coke'nin hayatını kaybedenler arasında olduğu bilgisini paylaştı.

Kayıplara rağmen, RNACD'nin makineli tüfeklerinin, Helles, Anzak ve Suvla sektörlerinde sürekli talep görüp, yoğun biçimde kullanıldığını belirten Chambers, ''Haziran 1915'in başlarında, 8 Rolls-Royce zırhlı araç sonunda karaya çıkarıldı ve 3. Kirte Muharebesi sırasında kullanıldı. Ancak bu girişim büyük ölçüde başarısız oldu, araçlar çamura saplandı, hasar gördü ya da topçu ateşi ve arazi koşulları nedeniyle hareketsiz kaldı. Gelibolu'nun bozuk ve engebeli arazisi, zırhlı araçları etkisiz hale getirdi. Bu olay, zırhlı araçların Gelibolu Harekatı'ndaki ilk ve aynı zamanda son kullanımı oldu.'' dedi.

Chambers, ardından zırhlı araçların Mısır'a geri çekildiğini, ancak RNACD personelinin Gelibolu'da seferin sonuna kadar makineli tüfek birlikleri olarak görev yaptığını dile getirdi.

Dönemin Başkomutanı General Sir Ian Hamilton'un, ''Teşkilatları dağıtılmış ve görevleri defalarca doğaçlama biçimde değiştirilmiş olmasına rağmen, RNACD, kendilerinden istenen hiçbir görevi yerine getirmekten geri durmamıştır.'' ifadesini kullandığını aktaran Chambers, RNACD personelinin bu tutumlarıyla, cesaretleri, uyum yetenekleri ve kararlılıkları sayesinde kalıcı bir saygı kazandığını sözlerine ekledi.

Hibya Haber Ajansı

Yorum Yap

İlginizi Çekebilir